Previous
Next
Var mısınız Ayvalık’ta oksijene doymaya, tarih kokan sokaklarında dolaşmaya, tertemiz koylarında yüzmeye, Ayvalık tostu yemeye, tekne turuna, Şeytan Sofrası’nda güneşin batışını seyre dalmaya Ayvalık, Batı Anadolu’nun Ege sınırları içerisindedir. Bölgenin kuzey batısına gelen Ayvalık Balıkesir’e bağlı küçük, şirin ve güzel ilçedir. Kuzey doğusunda Gömeç, güneyinde Dikili ve Bergama, batısında ise Ege Denizi yer alır. Karşısında ise Yunanistan’ın Kuzey Ege Adaları coğrafi bölgesinin yönetim merkezi Midilli Adası durur ve kendine ait birçok adası ile selam gönderir Midilli’ye…Balıkesir Ayvalık’ta dağlar denize dik uzandığından kıyılar girintili çıkıntılı. Bu kıyılar boyunca burunlar ve koylar meydana gelerek tatilciler için harika oluşumlar yaratmış. İlçe nüfusu yaklaşık 70000 kişidir. Bu nüfusun yaklaşık 40000’i ilçe merkezinde yaşar. Yaz mevsiminde gelen turistlerle nüfus oldukça artar. Ayvalık Türkiye’nin en kalabalık yerleşim yerlerinden biri olur. Serin serin eser Ayvalık’ın imbatı, meltemi. Ayvalık, Ege Bölgesi’nde yer alması nedeniyle Akdeniz iklimini yaşar. Kışları ılık ve yağışlı, yazları sıcak ve kurak geçer. Devamlı hafif rüzgârlı günlere rastlanır. Yaz sıcaklığı ortalama 25 – 36 °C. Kışlar ise oldukça ılıktır. Kış aylarının ortalama sıcaklığı 15 – 22 °C dolaylarındadır. Ayvalık’ta özellikle yazları tüm çevre kavurucu sıcaklıkta iken, batıdan esen ve genellikle öğleleri başlayan imbat, bazen de meltem ilçeyi serinletir. Dünyanın en kaliteli zeytin yağını denemek ister misiniz ?  İlçe ekonomisi büyük ölçüde zeytin ve turizme bağlıdır. Zeytinin ve Turizmin hayat verdiği yer Ayvalık, Kuzey Ege’nin en sevimli ilçelerinden biri. Türkiye’de tescilli en fazla tarihi evin bulunduğu ve nostalji kokan tarihi sokakları ile kendine münhasır bir dokuya sahip Ayvalık. Asırlık zeytinyağı ile sabun fabrikaları ve zeytinciliğe dayalı, kendine has endüstriyel peyzajıyla bugün UNESCO Dünya Mirası Listesine girmeye aday. Bir zamanların efsanevi yazlıkçı yeri Ayvalık, sakin hayat özlemiyle büyük şehirlerden kaçanlar tarafından bugünlerde sanki yeniden keşfedildi. Taş evler restore edildikçe sokakları daha bir güzelleşti, Tarz restoranlar, yeni nesil kafeler, sanat galerileri, antikacılar, seramik atölyeleri çoğalıyor. Ege kıyılarında sessiz, sakin ve huzurlu bir tatil arzuluyorsanız gelmeniz gereken yer Ayvalık olmalı. Yüz elliden fazla mezeyi içeren leziz mi leziz mutfağı, Ege Denizine yeşil bir inci gibi serpilmiş 23 adası, 3 adet koyu, pırıl pırıl mavi bayraklı plajları, meşhur Sarımsaklı ve Cunda Adası… daha ne olsun. Bekliyoruz sizi. Anadolu Yarımadası’nın batıya, Ege Denizi’ne açılan kapılarından birisi. Şehir 19. yüzyılda ticari etkinliği ve zenginliği, kültürel ve entelektüel düzeyiyle Ege kıyılarının en tanınmış yerleşimlerinden birisi haline gelmiş. Kuzeyinde Balıkesir ilinin Edremit Körfezi, güneyinde ise İzmir ilinin, Dikili ve Bergama ilçeleriyle çevrili. Uzun yıllar Rumların yaşadığı Ayvalık, Küçükköy ve Cunda Adası’nda olmak üzere pek çok tarihi kilise var. Ayvalık merkezde yer alan Ayvalık Taksiyarhis Kilisesi. Ayvalık sahilden 5 dakikada yürüyerek ulaşılabiliyor. Ayvalık’ta Rumlar tarafından yapılmış çok sayıda tarihi kiliseden biri olan Taksiyarhis Kilisesi, 1844’te Baş melek Cebrail’in adına yapılmış. Restore edilerek 2013’te anıt müze statüsünde ziyarete açılmış. Ayvalık Türkiye’nin en zengin sivil mimari eserlerine sahip. Özgün yapısı büyük oranda korunmuş ve tescillenmiş 350 den fazla yapı var. Ayvalık sokaklarında çıkacağınız keyifli yolculukta Ayvalık’a özgü sarımsak taşından inşa edilmiş evleri görün. Ayvalık Evleri her biri 18. ve 19. yüzyıl Türk ve Rum toplum yaşantısını günümüze aktaran mükemmel mimarlık örnekleri. Evler 2–3 katlı, 6-8 odalı, cumbalı, her odasında fazlaca pencereye sahip. Arnavut kaldırımlı daracık sokakların gizemli bir havası var. Macaron Mahallesi Ayvalık’ın eski dokusunu yaşamak isteyenlerin gezmesi gereken bir yer. Pencerelerinde sarkan sardunyaları, kapıları, kapı tokmakları, pencereleri, tahta ve taş işçiliği ile kendine hayran bıraktırıyor.  Ayvalık ZeytinyağBir zamanların efsanevi yazlıkçı yeri Ayvalık, sakin hayat özlemiyle büyük şehirlerden kaçanlar tarafından bugünlerde sanki yeniden keşfedildi. Taş evler restore edildikçe sokakları daha bir güzelleşti, Tarz restoranlar, yeni nesil kafeler, sanat galerileri, antikacılar, seramik atölyeleri çoğalıyor. Ege kıyılarında sessiz, sakin ve huzurlu bir tatil arzuluyorsanız gelmeniz gereken yer Ayvalık olmalı. Yüz elliden fazla mezeyi içeren leziz mi leziz mutfağı, Ege Denizine yeşil bir inci gibi serpilmiş 23 adası, 3 adet koyu, pırıl pırıl mavi bayraklı plajları, meşhur Sarımsaklı ve Cunda Adası… daha ne olsun. Bekliyoruz sizi. Anadolu Yarımadası’nın batıya, Ege Denizi’ne açılan kapılarından birisi. Şehir 19. yüzyılda ticari etkinliği ve zenginliği, kültürel ve entelektüel düzeyiyle Ege kıyılarının en tanınmış yerleşimlerinden birisi haline gelmiş. Kuzeyinde Balıkesir ilinin Edremit Körfezi, güneyinde ise İzmir ilinin, Dikili ve Bergama ilçeleriyle çevrili. Uzun yıllar Rumların yaşadığı Ayvalık, Küçükköy ve Cunda Adası’nda olmak üzere pek çok tarihi kilise var. Ayvalık merkezde yer alan Ayvalık Taksiyarhis Kilisesi. Ayvalık sahilden 5 dakikada yürüyerek ulaşılabiliyor. Ayvalık’ta Rumlar tarafından yapılmış çok sayıda tarihi kiliseden biri olan Taksiyarhis Kilisesi, 1844’te Baş melek Cebrail’in adına yapılmış.

Restore edilerek 2013’te anıt müze statüsünde ziyarete açılmış. Ayvalık Türkiye’nin en zengin sivil mimari eserlerine sahip. Özgün yapısı büyük oranda korunmuş ve tescillenmiş 350 den fazla yapı var. Ayvalık sokaklarında çıkacağınız keyifli yolculukta Ayvalık’a özgü sarımsak taşından inşa edilmiş evleri görün. Ayvalık Evleri her biri 18. ve 19. yüzyıl Türk ve Rum toplum yaşantısını günümüze aktaran mükemmel mimarlık örnekleri. Evler 2–3 katlı, 6-8 odalı, cumbalı, her odasında fazlaca pencereye sahip. Arnavut kaldırımlı daracık sokakların gizemli bir havası var. Macaron Mahallesi Ayvalık’ın eski dokusunu yaşamak isteyenlerin gezmesi gereken bir yer. Pencerelerinde sarkan sardunyaları, kapıları, kapı tokmakları, pencereleri, tahta ve taş işçiliği ile kendine hayran bıraktırıyor.

Ayvalık merkezde Fevzipaşa Mahallesi’nde yer alan Saatli Cami, 1870’de Yunanlılar tarafından kilise olarak yapılarak, 1928’de camiye çevrilmiş bir yapı. Agios Yannis Kilisesi olarak da bilinen yapı, eğimli ve düz zeminlerin birleştiği alan üzerine inşa edilmiş. 1944 depreminde çan kulesi yıkılmış olsa da kuzey ve güney, doğu ve batı cephelerinde bulunan saatlerden dolayı yapı Saatli Cami ismini almış. Taksiyaris Kilisesine sadece yürüyerek 4 dakika, Ayvalık merkezde görülecek yerlerde. Yine eski bir Yunan kilisesinden camiye çevrilen Çınarlı Cami (Ayios Yorgi Kilisesi) ve Sultan Abdülhamidtarafından 19. yüzyılın ikinci yarısında Ayvalık’ta yaşayan Müslümanlar için yaptırılan Hamidiye Cami görülebilir. Ayrıca Hayrettin Paşa Cami (Kato Panayia Kilisesi), 1850’de inşa edilmiş Ayvalık’ın ilk kiliselerden biri.

Cunda, Türkiye’nin Ege Denizi’nde bulunan 4. büyük adası olan Cunda – Ali Bey Adası Ayvalık koyunda yer alan ve Ayvalık Adaları olarak adlandırılan 23 adadan biri. Yaz aylarında Ayvalık iskeleden tekne kalkıyor. Araçla da gidilebilir. Ayvalık’ın tam karşısında ve ana karaya bir köprüyle bağlı. Gezilecek yerleri; Rahmi Koç müzesi Cunda’nın en değerli tarihi yapılarından biri ve Rum Ortodoks cemaati tarafından 1873’de Metropol Kilisesi olarak inşa edilmiş. 2014’te Rahmi Koç tarafından restore ettirilerek müzeye dönüştürülmüş. İçinde denizcilik aletleri, eski arabalar ve oyuncaklar sergileniyor. Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı, Tepede bulunan eski bir değirmen ve kilise 2007’de Rahmi Koç tarafından restore edilmiş. Eskiden Agios Yannis Kilisesi olan mekân restorasyon sonrası bugün Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı olarak hizmet veriyor, buradan manzara müthiş.

Otelimize sadece 3 km uzaklıkta bulunan Şeytan Sofrası ülkemizin en güzel manzarasına sahip yerlerinden biri. Ayvalık ilçe merkeze 8 km uzaklıkta. Ayvalık Adaları ayaklarınızın altında. Gün batımında ziyaret edin, panoramik manzaranın keyfini çıkarın.

Küçükköy; Eski adı Yeniçarohori olan ve mübadele öncesinde Rumların, daha sonra da Boşnakların yerleştiği bu Köyü, gezilecek yerler listesinde es geçmeyin. Şimdiki adı Küçükköy olan yer, son yıllarda tarihi evlerin sanat atölyeleri, resim galerileri, tasarım butikleri, restoranlar, lounge ve caz mekanlarına dönüştüğü ilginç bir yer. Geçmişte Ayiu Athanasiu Kilisesi olarak kullanılan köyün camisi ile caminin bahçesindeki Göç Müzesi’ni gezin. Kazdağları ve Kozak yaylası, Kuzeyde bulunan Edremit körfezi ve Kazdağları da görülmesi gereken bir bölge. Bizim tavsiyemiz Kaz dağlarının eteğinde bulunan Hasan Boğuldu Şelalesi. Kozak yaylası da unutulmamalı Bergama’nın

kuzeyinde kalan Madra Dağı’nın Maya Tepesi granit topraklardaki çam ormanlarıyla kaplı. Bir doğa harikası olan Kozak Yaylası, 5 milyon civarında fıstık çamı ile kaplı. Gördüğünüz gibi otelimizde; Deniz, Plaj, Kum, Güneş, Havuz, Yeme, İçmeden ve eğlenceden hariç birçok gezilecek ve görülmesi yerler oldukça yakın.. Buyrun bekliyoruz…

© Copyright 1984 - 2020 | Billurcu Otelcilik Turizm San. A.Ş. Türkiye
Kişisel Verilerin korunması
Open chat